02 Ekim 2021 Cumartesi 20:01
Bursa Barosu’nda seçim günü

Altun: “TBB Başkanı il il gezip çetele tutuyor. Delege sayısı yeterse genel kurul yapacak, yetmiyorsa muhtemelen ‘Avukatlık Kanunu’nda beni 2021 Aralık ayında seçime götürmeye zorlayan madde yok. Gitmiyorum seçime!’ diyecek.

Bursa Barosu’nun 2020 yılı ekim ayında yapılması gereken ancak pandemi önlemleri gerekçesiyle defalarca ertelenen genel kurulu, olağanüstü olarak bugün (2 Ekim 2021) başladı. Genel kurulun ilk gününde, Av. Gürkan Altun başkanlığındaki Bursa Barosu Yönetim Kurulu ile diğer kurulların çalışma raporları oybirliğiyle ibra edildi. Yarın (3 Ekim 2021) yapılacak seçimlerde bir yıl görev yapacak başkan ve kurul üyeleri seçilecek. Seçimlerde “Özgür ve Bağımsız Avukatlar Grubu” mevcut başkan Av. Gürkan Altun’la, “Birlikte Yöneteceğiz Grubu” da Av. İrfan Koçak ile yarışa girecek.

Divan Başkanlığı’na Av. Şerafettin İrmiş, yardımcılığına Av. Vasim Tosun, divan katipliklerine de Av. Nur Yıldız ve Avukat Tuğba Şentürk, iki adayın ortak teklifiyle oybirliğiyle seçildi. Divan Başkanı İrmiş’in önerisiyle, gündeme geçmeden önce son üç yılda hayatını kaybeden avukatların fotoğraflarının yer aldığı video izlendi. Ardından başta Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk, şehitler ve meslek şehitleri ile hayatlarını kaybetmiş avukatlar için saygı duruşunda bulunuldu, İstiklal Marşı okundu. Divan Başkanı İrmiş, kısa bir sunuş konuşması yaptı, geren kurul idaresi ile ilgili kuralları açıkladı ardından, açılış konuşması için Bursa Barosu Başkanı Av. Gürkan Altun’u kürsüye çağırdı. Altun konuşmasına, Bursa Barosu’nun tarihi misyonunu anlatarak başladı. Kurucularının, başkanlarının, üyelerinin Kurtuluş Savaşı sırasındaki mücadelesini, Türkiye Barolar Birliği’nin kuruluşundaki çabasını anlatan Altun, “41 meslektaşımızı kaybetmişiz son üç yılda. Hüzünlenmemek elde değil. Tek sevindirici taraf bu üç yılda öldürülmedik. Öldük ama doğal sebeplerle. Ama geçtiğimiz dönem Özgür Aksoy’umuzu elimizden zorla aldılar. Covid yaşlı genç ayırmadı. Avukatın ölümü de kolay olmuyor. Avukat ölür izi kalır. Her ölen meslektaşımızın ardından müvekkilleri baronun kapısını aşındırdı. Rahmetli Özgür Aksoy’un cenazesi için hazırlanırken baroya bir kadın geldi ve ağır ceza mahkemesinde davası varmış, avukatı Özgür Aksoy’muş, ne yapacakmış? Davası ne olacakmış? Yıllardır kendisine omuz veren, onun adına adaleti arayan avukatı öldürülmüş! İşte böyle bir mesleği ifa ediyoruz. Evet bu üç yılda öldürülmedik. Ama öldürmeye çalıştılar. Berrin Bayam öldürülmeye çalışıldı, 8 kurşunla… Onlarca meslektaşımız bıçakla yaralandı, dövüldü, yüzü ısırılarak yaralandı. Bunu bile gördü Bursa Barosu… Üç yılda hep kötü şeyler olmadı elbette. Dayanıştık. Güçlü durduk. Pandemide yıkılırız sandılar, genel kurul yaptırmayınca yıkılırız sandılar ama yıkılmadık” dedi.

Altun, defalarca ertelenen genel kurul sürecini de anlattı. Geçen yıl 3-4 Ekim 2020’de genel kurul yapmayı düşündüklerini, Avukatlık Kanunu’nun bunu emrettiğini hatırlattı. Savunmanın kolunu kanadını kıracak, 15 Temmuz 2020’de Resmi Gazete’de yayınlanan Avukatlık Kanunu değişikliğinde barolarda seçimlerin kuruluş yıllarına bakılmaksızın çift sayılı yılların ekim ayında yapılacağı hükmünün yer aldığını söyleyen Altun şöyle konuştu:

“Hadi Bursa Barosu zaten çift yıllarda yapıyordu. Ama tek sayılı yıllarda kurulan onlarca baro yönetiminin bir yıl daha görev süresi vardı. Değiştirilen bu yasayla genel kurulların teveccühü çöpe atıldı. Yeni seçilmiş onlarca başkan, yüzlerce yönetim kurulu üyesi ve onbinlerce oy… Mardin, Bilecik, Kilis itiraz etmedi. Henüz bir yıl olmuştu seçileli. Seçim kararı aldılar. Bir tek Kilis bir günde yapabildi seçimi. Tam da o sırada 2 Ekim günü İçişleri Bakanlığı genelgesi çıktı. Hemen Kilis’e de yetiştirdiler. Saat 18.00’e kadar sandıklar açılamadı. Komik bir durum ortaya çıkacaktı yoksa. Kilis dışında 79 baro seçim yapamayacaktı. Zorlayamadılar. Kilis Barosu seçimi sonuçlandı ve baro başkanı bir yıl sonra değişmiş oldu. Bize de saat 16.00’ya doğru tebligat geldi. 3 Ekim’de genel kurulumuz var. Biz pandemi sebebiyle çoğunluk aranmayacak olan 10 Ekim’i tercih etmiştik. 3 Ekim için meslektaşlarımıza yoğun bir çağrıda yapmamıştık zaten. Ama 10 Ekim için hazırdık. Ama 2 Ekim günü gelen o karar geldi. Aynı gün dava dilekçesi verdik. Yürütmeyi durdurma kararını da aldık. Türkiye genelinde yürütmeyi durdurma kararı alan 5 barodan biri Bursa Barosu’dur. Yürütmeyi durdurma kararı aldık da ne oldu? 10 Ekim’de Merinos’ta kongremizi yapacaktık. Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde kongre yapabilmek için Büyükşehir Belediyesi’ne 15 bin lira salon kirası ödedik. Salonu gelin gibi süsledik. İçerde personelimiz son hazırlıkları yapıyordu. Birden Çevik Kuvvet otobüsleri yanaştı. Belediye görevlileri alelacele kapıları kilitledi. Personelimiz içeride kilitli kaldı. Biz içeri alınmadık. Dışarıda masalar kurduk. Saat 11.00 itibariyle karar yeter sayısına ulaştık. Bursa Barosu tarihinde ilk defa açık alanda genel kurul başlattı. Başlarında emniyet müdür yardımcısı bulunan yüzlerce polis vardı. Bizimle hep pazarlık halindeydiler. Bir şekilde sona erdirin diyorlardı. Biz genel kurulu elbette bitirebilirdik. Açılış konuşması sırasında bir meslektaşım yeterlilik önergesi verdi ve iki hafta erteleme kararı aldık. Niye bitirmedik? Çünkü seçim baronun kendi eliyle yaptığı bir şey değil. İlçe seçim kurulu aracılığıyla tavanda YSK kontrolünde yapıyoruz. Yani devlet size memur görevlendirmezse o sandığı koysanız da oradan yasal bir sonuç almanız mümkün değil. Eylemli olarak başka bir tavır da gösterebilirdik ama orada biz hukuka güvendik. İki hafta erteledik ve aldığımız yürütmeyi durdurma kararının Valilik ve ilçe seçim kurulunca uygulanacağını zannettik. İlçe seçim kurulu başkanı ‘15 gün önceden bize hazirun listeleri verilmeli. Yeni avukatlar geldi. Çok bir süre yok. Siz yeniden bir ilana çıkın, yeni bir genel kurul yapalım’ dedi. Çünkü bize Merinos AKKM’de açtığımız genel kurulu bitirtmek istemediler. Biz, 28-29 Kasım ilk toplantı tarihi, 5-6 Aralık da ikinci toplantı tarihi olarak ilan ettik. Bu tarihi de özellikle seçtik aslında. Bir taraftan yürütmeyi durdurma kararı var ama genelge 1 Aralık’a kadar yasaklıyordu. Mahkeme kararını uygulamayan irade belki İçişleri Bakanlığı genelgesi paralelinde yaptırır diye düşündük. Olmadı tabii… Çünkü Aralık ayı başında yeni bir genelge yayınlandı. Ama elimizde İçişleri Bakanlığı genelgesine dayanarak eşzamanlı hazırlanmış il hıfzıssıhha kurulu kararları ile dayanağını Anayasa ve Avukatlık Kanunu’ndan alan baroların genel kurullarının ertelenemeyeceği yönünde gerekçelendirilmiş yürütmeyi durdurma kararı var. İlçe seçim kurulu hakimi yürütmeyi durdurma kararı varken ben bu seçimi yaparım, genelge beni bağlamaz dedi. 27 Kasım günü ilçe seçim kurulundan seçimlerin yapılamayacağına dair yeni bir karar geldi. Peki ne değişti? Yeni genelge mi çıktı? Yasa mı çıktı? Yürütmeyi durdurma kararı mı kaldırıldı? Bizim niye haberimiz yok? Tam kanunsuzluk yoluyla YSK’ya başvurabileceğimizi söyledi. Ne zaman? Tam seçime saatler kala…

Ondan sonra geldiğimiz süreçte, 2. olağanüstü genel kurul toplantısı 29-30 Mayıs, 12-13 Haziran… Yine bir genelge, 27 Mayıs’a kadar olanlar yapabilecek, sonrası yapamayacak. Sonra baktık ki İstanbul’daki paralel baronun genel kurulu var. Onu yaptırdılar. O arada birçok baromuz da genel kurulunu yaptı. Fakat biz genel kurulumuzu ayni gerekçelerle yapamadık. Yine dava açtık. Yürütmeyi durdurma talep ettik. Bu arada Bölge İdare Mahkemesi’nden ilk yürütmeyi durdurma kararının kaldırıldığı haberi geldi. Sonra da reddedildi.

Bu pandemi öyle bir şey ki, 40 üyesi olan Ardahan’da da aynı etkiyi gösteriyor, 48 bin üyesi olan İstanbul’da da… Pandemide il hıfzıssıhha kurullarının vaka sayısına göre önlem alması gerekirken 81 il hıfzıssıhha kurulu aynı kararı aldı. Hıfzıssıhha kurulunun toplandığına da hiç inanmadım zaten.

Dördüncü genel kurulumuzu 19-20 Haziran 3-4 Temmuz’a belirledik. Onu da ertelediler. Adli tatilde bize genel kurul yapmayı dayattılar. Yapan barolar oldu. Onları da tersyüz ettiler. Yönetimler parçalandı. İşin özü, TBB Başkanı’nı seçimlere kadar o koltukta tutma çabasıydı. Baro seçimlerini manipüle etmekti amaç. 19 baro seçimlerini adli tatil sonrasına bırakmak zorunda kaldı.

Çünkü Barolar Birliği Başkanı müdahale ediyor. Başkan, delege ataması yapıyor. Delege ihraç ediyor. Birçok ilde delege adaylarıyla fotoğraflar çektirdi. Baro başkanını ziyaret etmeden diğer başkan adayı ile bir araya geldi, desteklediğini ifade etti. Taraf olmayan bertaraf olur. Bu baro siyasetidir. Ama bu kadarını tahmin etmedik. Geçtiğimiz aylarda Bayburt Barosu kuruldu. Geçen hafta Bayburt’ta üye sayısı önceki haftaya kadar 40’dı. Ankara Barosu’ndan 70 yaşında bir beyefendi Bayburt Barosu’na nakil oldu. Yaşamının ilk 18 yılını Elazığ’da geçirmiş, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdikten sonra meslek hayatına Ankara’da başlamış ve geçen haftaya kadar Ankara’da çalışmış, 3-4 dönem üst üste TBB delegeliği yapmış, yönetim kurullarında yer almış, son iki dönemdir TBB’de saymanlık görevini üstlenen Sabri Erdal Güngör, Bayburt’a nakil oldu. Bayburt’a bürosunu mu taşıdı? Hayır… Avukatlık Kanunu ne emrediyor? Aktif çalıştığın yerde ofisin olmalı veya bağlı çalışmalısın. Aksi halde adreste bulunmamaktan kaydınız silinir. TBB saymanlık görevini yapan 45 yıllık avukat buna niye tevessül etsin? Niye Bayburt’a gitsin? Baktık ne genel kuruluna gitmiş ne seçimlerde var. Meslektaşlarım sadece fotoğraflarından gördüğü birini delege seçtiler.

Peki bu seçimi nerede yaptı Bayburt Barosu? Bayburt Barosu Hizmet Binası’nda! Bayburt Bayburt olalı böyle hizmet görmedi! Henüz 5 aylık baro, ilk genel kurulunu yapıyor, kurulmadan evvel yapılan hizmet binasında genel kurul yapıyor! 50 küsur baronun binası yokken henüz olmayan baroya bina yaptılar. Sizden çiçek istemiyoruz, madalya istemiyoruz, bir tek şey istiyoruz! Sabri Erdal Güngör’ü delege seçin! Peki neden Sabri Erdal Güngör? 140 bin avukat var. 81 ilden 348 TBB delegesi seçeceğiz. Bunların içerisinde bir tane saymanlık yapabilecek vasıfta meslektaşımız yok mu sizce? Neden Sabri Erdal Güngör? Neden Bayburt? 28 yıl Ankara Barosu’nda 8 yıl TBB’de görev yaptı. 70 yaşında artık. Yapmayabilirdi. Yeter diyebilirdi. Demek ki ilişkiler başka, bakış açısı başka, beklentiler başka!”

Bursa Barosu Başkanı Altun, genel kurul oyunlarıyla bir yıllarının heba edildiğini belirterek, genel kurul yapmayan baroların tarihlerini belirlediğini, sadece Karaman Barosu’nun tarih belirlemediğini ifade ederek, “19 üyesi olan Karaman Barosu bugün itibariyle genel kurul kararı almadı. Umarım TBB bunu gerekçe göstererek aralık ayında yapması gereken genel kurulu yapmaktan kaçınmaz. Bana göre yapabilir” dedi.

Paralel baroya da değinen Altun, temsilde adalet söylemleriyle değiştirilen Avukatlık Kanunu’na göre, 4506 üyesi olan Bursa Barosu’nun 3, bir süre önce bölünen Gümüşhane-Bayburt Barosu’nun 72 üyesi 6 delegesi olduğunu söyledi. Biri de Sabri Erdal Güngör. Türkiye’de üye sayısı 200’e kadar olan 20 baronun 4 bin üyesinin toplam 60 delegesi olduğunu hatırlatan Altun “4 bin avukatın başkanlarla birlikte 80 delegesi var. Bunu özellikle söylüyorum. Bizim sayımıza yakın olduğu için. Bizim başkanla birlikte 4 delegemiz var. Temsilde adalet buna denir? 4 delegeye karşılık 80 delege. Bunu yaptılar.” diye konuştu.

Baroların siyasallaştığı iddiasına karşılık, paralel baroların nasıl kurulduğuna bakmak gerektiğine dikkat çeken Altun, “Ankara Adliyesi’nde pazarcı esnafı gibi tezgah açtılar. Siyasi kimliğiyle tanınan bir meslektaşımız bir siyasi parti genel başkanını ziyaret ederek elini öptü, sosyal medyada paylaştı, hayır dualarını aldık, Ankara’nın 2 nolu barosunu kuracağız dedi. İstanbul’da açılan 2 nolu baronun açılışına hiçbir baro başkanı, temsilcisi katılmadı. Aksaray Barosu binası açıldı, 40 küsur baro oradaydı. Siirt Barosu açılışına 30’a yakın baro oradaydı. 81 baronun paralel baroya bakış açısı bu.

Açılışa kimler gitti peki? Bakın o fotoğrafa… Sadece siyasileri göreceksiniz. İsimlerini söylememe gerek yok. Google’da bulursunuz. TBB başkanı istemesine rağmen gidemedi. Avukatlık Kanunu değişikliğinin karşısında duramadı.

TBB mevcut yönetiminin genel kurul yapıp seçime gitmek gibi bir düşüncesi olmadığını savunan Bursa Barosu Başkanı Altun, geçen yıl kasım ayında genel kurul gündemine bazı konular eklemek için başvurduklarını, tarih yaklaşmasına karşın gündem belirlenmediğini, gündem maddesi ekleme taleplerine de yanıt verilmediğini söyledi. Bugüne kadar TBB genel kurul gündeminin açıklanmadığını kaydeden Altun, halen yönetim kurulu üyesi olan Bursa Barosu önceki başkanlarından Av. Asude Şenol’un dahi TBB’nin ne zaman genel kurula gideceğini bilmediğini, çünkü yönetim kurulunda konuşulmadığını ifade etti.

“TBB Başkanı siyasi parti liderleri gibi il il gezip, temeller atıyor, sözler veriyor. Bazı barolara ikinci binasını yapıyor. Yanlış anlamayın 700’e yakın üyesi olan baroya ikinci bina… Çankırı Barosu eski başkanı sosyal medya paylaşımıyla ‘TBB’den şunu aldık, bunu aldık’ diye övündü. Daha çok versinler de ama bununla övünülmez. Barolar arasında ayrımcı tavırdan dolayı övünülmez. İhtiyacınız neyse karşılanmalıdır. Ama 15 günde bir kullandığınız, dağın başındaki binaya yatırım yapılmaz. Bir ilimizde 100’e yakın avukat var aynı anda 350 kişinin eğitim alabileceği 5 katlı binası var. Şehrin dışında kuş uçmaz kervan geçmez bir yerde. Kapısı kilitli. Elektriği, suyu, ısıtması, soğutması derken masraflar ödenemiyor elbette. 100 üyenin aidatıyla ödenebilir mi? O yatırımı yaptınız da ne oldu? Aynı şeyi birçok ilde yaptılar. Hepimizin parası. Boşa giden yatırımlar yapmayın!” diyen Altun, konuşmasına TBB Başkanı’nı hedef alan sözleriyle devam etti:

“TBB Başkanı’nın gündemi yapmasını bekliyoruz. Ama o işaret bekliyor. İl il geziyor çetele tutuyor. Delege sayısı kendisine yetecek ise muhtemelen seçime gidecek. Yetmiyorsa diyecek ki, buyurun Avukatlık Kanunu’nu beni 2021 yılı aralık ayında seçime götürmeye zorlayan madde var mı? Yok ki… Gitmiyorum seçime diyecek. Buyurun hodri meydan diyecek. Onun hodri meydan anlayışı bu! Biz 12 baro 2019 yılının eylül ayında hodri meydan dedik. Seçimli olağanüstü genel kurul yap dedik. Haklıysan oradan istifa etmiş baro başkanları olarak kentimize döneriz dedik. Yönetim kurulunda oy çocukluğuyla karar alındı ve dendi ki baroların seçimli genel kurul talep etme hakkı yok. Yapmıyoruz.

Paralel baro yasasına eklenen bir madde neydi? Barolar Birliği 10 baronun yönetim kurullarınca alınan kararla olağanüstü genel kurula çağırılırken sayıyı 25’e çıkardılar. Zorlaştırdılar. Amenna… Biz 25’i değil 55’i de buluruz. Bir şey daha eklediler kanuna. Barolar genel kurul isteyebilir ama seçimli isteyemez. Yani TBB Başkanı ben gidiyorum demediği sürece, seçim yapacağım demediği sürece siz seçim yapamazsınız dediler. Oturup beklemezsiniz tabii ki, mücadele edersiniz. Aynı Bursa Barosu Başkanı’nın da içinde olduğu 60 küsur baro başkanının 28 saat gözaltında verdiği mücadele gibi. Sayın birlik başkanı işine geldiği konularda demokrat, kendi Avukatlık Yasası’nda dahi üç maymunu oynayan bir anlayışa sahip…”

Altun’un konuşmasından sonra yönetim, denetleme ve disiplin kurullarının raporları görüşüldü. Altun yönetimi oybirliğiyle ibra edildikten sonra, adaylık konuşmaları yapıldı. Önce Av. İrfan Koçak, ardından Altun 1 yıllık görev süresinde neler yapacaklarını anlattılar.

4 bin 449 üyenin oy kullanacağı Bursa Barosu genel kuruluna 3 bin 200 civarında katılım sağlandı. Seçimler 3 Ekim 2021 Pazar günü yapılacak.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.