23 Ekim 2021 Cumartesi 15:22
Hacı Bektaş-ı Veli vefatının 750. yıldönümünde BUÜ’de anıldı

BUÜ İlahiyat Fakültesi’nden emekli, yazar Prof. Dr. Süleyman Uludağ’ın konuşmacı olarak yer aldığı programı Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Adem Doğangün, Prof. Dr. İrfan Kırıştıoğlu, BUÜ Hacı Bektaş-i Veli Yılı Koordinatörü Prof. Dr. Hasan Basri Öcalan, Fen-Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Cafer Çiftçi, Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İlhan Turgut, Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanı Hasan Arslan, akademisyenler, personel ve öğrenciler takip etti.

Prof. Dr. Fuat Sezgin Kütüphanesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen programın açılış konuşmasını yapan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Adem Doğangün, üniversite olarak özel bir organizasyona ev sahipliği yapıyor olmaktan dolayı mutluluk duyduklarını söyledi. Program Koordinatörü Prof. Dr. Hasan Basri Öcalan da Bektaşi Gülbankı’ndan dizelerle katılımcıları selamladı. Prof. Dr. Öcalan, programın düzenlenmesinde destekleri bulunan herkese teşekkür etti.

Konferansın ana konuşmacısı emekli Akademisyen ve Yazar Prof. Dr. Süleyman Uludağ, tüm katılımcılara şükranlarını iletti. Yeni eğitim-öğretim yılının hayırlara vesile olması temennisinde bulunan Prof. Dr. Süleyman Uludağ; “İçinde bulunduğumuz senenin feyizli ve bereketli geçmesini Cenab-ı Hakk’tan diliyorum. Allah, hepinize muvaffakiyetler ihsan etsin. 2 senedir sıkıntısını çektiğimiz bu virüsten bir an evvel kurtulup; memleketimizin, üniversitemizin, şehrimizin, İslam âleminin ve insanlığın daha normal şartlar altında faaliyetlerine devam etmesini niyaz ediyorum” dedi.

BEKTAŞİLİK, TASAVVUF ÇERÇEVESİNDE ANADOLU’DA ORTAYA ÇIKTI

Konuşmasında tarikat, tekke, tasavvuf ve Bektaşilik konuları hakkında görüşlerini dile getiren Prof. Dr. Süleyman Uludağ; “Bunlar çok uzun konular. Ancak ben sizlere kısa kısa anlatmaya çalıştım. Tasavvuf dediğiniz zaman, İslam âleminde çok büyük bir harekettir. İslam’ın doğuşundan günümüze gelinceye kadar geniş bir coğrafya üzerinde yayılmış olan, tesirleri de en etkili bir şekilde günümüzde görülen bir harekettir. Tarikat ise tasavvufun organize olmuş, teşkilatlanmış, örgütlenmiş bir şeklidir. Bunlar birbirinden ayrı değildir. Biri muhtevadır, öteki şekildir. Ancak her ikisinin de bir takım adabı ve erkânı vardır. Bektaşiliğe geldiğimiz zaman; bu da yine tasavvuf çerçevesi dâhilinde özellikle Anadolu coğrafyasında meydana çıkmış pek çok tarikattan birisidir. İslam coğrafyası içerisinde 500’ü geçen tarikatlar var. Onlardan birisi de Bektaşilik’tir. Anadolu’da doğmuş ve gelişmiş olması itibariyle bizleri de ilgilendirmektedir” açıklamasında bulundu.

Etkinlik, Üniversite Yöneticileri tarafından Prof. Dr. Süleyman Uludağ’a teşekkür plaketi takdim edilmesiyle sona erdi.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.