Arap baharının başladığı yıllar, ben Gaziantep bir devlet hastanesinde çalışıyorum, aynı zamanda
Gaziantep-Kilis tabip odası yöneticisiyim. Sağlık yöneticilerinden terfi alarak 3 aylığına
İslahiye Suriye sınırındaki çadırkente görevlendiriliyorum.
Hayat çizgimde önemli izler bırakan bu görevlendirme Suriyeliler ile ilgili de gerçekleri
görmemi sağladı.
Aslında herşey BOP dediğimiz büyük ortadoğu projesi başladı. Amaç arap çoğrafyasındaki rejimleri
zayıflatıp kendi ve İsrail emellerine uygun bir yönetim kademeleri oluşturmak. Bizim yönetimimizi
de ikna etmek için de sen de BOP eş başkanı olursun dediler. O yıllar hatırlarsanız bizim neo-osmanlı
rüyaları gördüğüz yıllardı. Biz zaten tüm ümmetin, sünni grupların liderliğine soyunma gibi
bir hedefimiz vardı. Suudi Arabistan ve Katar eksenli bir siyaset izliyorduk. Bu bölgede lider
olacağımızı düşündük. Nusayrilerin hakim olduğu Suriye de rejim yıkılır, sünnilerin hakimiyeti
sağlanır, 6 ay sonra Emevi camii de cuma namazı kılarız zannettik. 2007 yılında ziyaret ettiğim
Emevi cami 3 farklı dini inanca hizmet etmiş bir mağbet, dolayısı ile Suriye bir muz
cumhuriyeti değil.
ABD nin ortadoğu da tek müttefiki İsraildir. Marshall yardımından teskere krizine kadar en
kullanışlı ortak olarak Türkiye yi görüyorlardı, artık kürtler 2. sıradan birinciliğe yükseldi.
Arap coğrafyasında İsrail e tehdit bir yapı istenmiyor. İşid (ISIS) ABD tarafından kurulan ve
desteklenen bir oluşumdur, etnik yapıyı değiştirip gerekli nüfus hareketini sağlayıp
görevini tamamlamıştır. Türkiye nin güneyi kürt koridoru oluşacak şekilde biçimlendirilmiştir.
Suriye ve Kuzey Irak ta ağırlıklı arapların oluşturduğu bölgeler
boşaltılmış, Kürt nüfus hareketi buralara sağlanmıştır. ABD Kuzey Suriye de sünni arap
istememektedir. Bizim hükümetimiz ise Suriye deki rejimi değiştirmek için Özgür Suriye
ordusunu desteklemiş ve bu insanları davet etmiştir. Suriyelileri AKP, kendi seçmeni görmüş,
etnik ve kültürel yapıyı değiştirmek ve iktidarlarını uzatmak için kalıcı olarak
çağırmıştır.
Aslında Suriye halkı bu işte en az suçlu gruptur. Suriyeliler problemi ne defolup gitsinler
şeklinde bir ırkçı bir söylemle ne de bizim tatlısu solcularının 2008 de ergenekon için
söylediği yöntemler ile çözülemez. Burada devlet aklı lazım. Ciddi bir siyasi politika lazım.
Türkiye deki siyasi irade Suriye yönetimi ile dialog kurmalı. Şimdi eli kanlı diktatördür
Esad diyenleri duyuyorum. Haklı yanları var söylediklerinizin. Ama Suudi Arabistan kralı, Katar
emiri, Sudan devlet başkanının Esad dan ne farkı var. Önce Esed, Esad olmalı. 2 devlet oturup
göç eden Suriye halkının evlerine dönmeleri için uygun şartları oluşturmalıdır.
Bu durum her iki ülke için de beka sorunudur. Mevcut durum devam etmesi her iki ülkenin
iç ve dış barışını tehdit edecektir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.