CHP' de Muharrem İNCE yeni parti kuracak, kuracak mı? haberleri basın ve sosyal medya' da aldı yürüdü...

Bir haftaya yakın süren bu haber ve yorumlara Muharrem İNCE DÜN bir açıklama yaptı..

Anlaşılan o ki; böyle bir olay yok..

Açıklaması şöyle;

 "Bu süreçte bir gazeteye, haber ajansına konuşmadım, açıklama yapmadım. Memleket için doğru olduğuna inandığım bir karar aldığımda kararımı açıklarım. Herkese iyi bayramlar" ..

https://tr.sputniknews.com/politika/202008021042576134-muharrem-inceden-yeni-parti-iddialarina-yanit/

Baştan söyleyeyim, Siyaset ciddiyet gerektirir..Ciddi iştir..

Muharrem İNCE bu açıklamayı geç yapmıştır..

Bu da benim canımı oldukça sıkmıştır..

Muharrem İNCE' nin seveni sevmeyeni var..

Ben sevenlerdenim..

İNCE, Çok yakışıklı olduğu için, ağzı laf yaptığı için (Kemal Bey bu konuda eline su dökemez) ya da herhangi bir ilişkim, çıkarım olduğu için falan değil..

Tanımam, etmem Muharrem İNCE' yi..

Babamın oğlu falan da değil..

Muharrem İNCE, AKP'nin beğenmediğim politikalarına ve CHP içindeki tarikatçi tutuma karşı net tavır aldığı ve dik durduğu için..

CHP' nin % 25 bandını geçemeyen oy oranını 30'lara taşıyabildiği için..

His ve duygularımın çoğuna tercüman olabildiği için..

Bu "Tarikatçi Tutum" lafını biraz açalım..

Ne demek istiyorum?

Son CHP kurultayında, İlhan CİHANER'e takınılan tutum ve CİHANER'in yaptığı açıklamalar buna bir örnektir..

https://www.youtube.com/watch?v=KdZsvfoeZUc

Geçmişe ait pek çok örnek verebilirim..

Partiye zarar vermemek adına vermeyeyim..

Kendimden örnek vereyim..

Örneğin şu anda söylediğim laf; Partiye zarar vermemek lafım tipik bir tarikatçi tutumdur..

Bu tarikatçi tutum nereden kaynaklanıyor?

Ve sadece CHP' nin sorunu mu?

Elbette değil,

Tüm partilerin ve Genel Başkanların hastalığı bu?

Pandemik yani..

Örneğin; MHP'de yaşanan ENGİNYURT vakası tipik bir tarikatçiliktir..

https://www.youtube.com/watch?v=TzDvYGCSVpM

Nedir Tarikatçilik?

Biat ve İtaat Kültürüdür..

Benim gibi düşün, düşünmüyorsan benden değilsin..

Benim gibi düşünmüyorsan;Hainsin, namertsin, nankörsün, demektir..

Tahammülsüzlüktür.. Hoşgörü, Tolerans' tan yoksunluktur..

Benim adamım, senin adamın kavgasıdır..

Benim koltuğum hezeyanlarıdır..

"Seçimde % 26' dan az oy alırsam koltuğu bırakırım" açıklaması yapıp, sonra utanmadan o koltukta oturabilmektir..

Demokrasiyi halk, kitleler için değil, kendin için, ya da kendi hizipin, küçük çıkar grubun ve o grubun hesapları için istemektir..

Muhalif sese 40 yılda bir yapılan parti kongresinde 5 dk, kendine 20 dk. ayırmaktır..

Sayısız örnekler verebilirim size bu "Parti Tarikatçiliği" için..

Parti Tarikatçiliğinin yürütme organı "Parti Disiplini ve Parti Disiplin Kurulu" dur..

Ve Siyasi Partiler Yasası değişmeden, Bozuk Siyaset Düzeni ve Anlayışı değişmeden Türkiye'de hiçbir şey değişmez..

Bu Bozuk Anlayışın beş kuruş etmeyen, iki lafı bir araya getiremeyen liyakatsiz müritleri/memurları konuşur durur..

Dünya değişir/devinir onlar değişmez..

Türkiye'yi değiştirmek mi istiyorsunuz?

Yıkın bu siyasi partilerdeki Tarikatçiliği..

Genel Başkan Diktasını..

Boyun büküp, gerdan kırmayı,

Kıç yalamayı..

Dünya değişsin..

Türkiye gelişsin..

Son söz; Parti Disiplini bence, koltuğa yapışan Genel Başkanlara getirilmelidir..

NOKTA..

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.