banner30
20 Haziran 2017 Salı 22:44
21 Okunma
Muharrem Or: ''Halkız, Haklıyız, Kazanacağız''

CHP Bursa İl Örgütü, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun Ankara’dan başlattığı Adalet yürüyüşüne Bursa’dan devam ediyor. İlçe Adliye Binaları önünden yürüyüşe geçen kortejler, dört gün boyunca ilerleyerek ulaştıkları Kent Meydanı’nda ortak basın açıklamasında bulundu. Parti Meclisi Üyesi Orhan Sarıbal, Mudanya Belediye Başkanı Hayri Türkyılmaz,  İlçe Başkanları, İl Yöneticileri, Demokrat Parti İl Başkanı Ali Biliz, meslek odaları, sendikalar ve sivil toplum örgütlerinin temsilcileri ile çok sayıda yurttaşın katılımıyla gerçekleşen buluşmada, açıklamayı İl Örgütü adına İl Sekreteri Muharrem Or yaptı. Muharrem Or, günlerdir milyonlarca insanın adalet için yürüdüğünü belirterek, demokrasinin, insan haklarının ve barışın yok edildiği bir ülkede, adaletsizliğin kaçınılmaz son olduğunu ifade etti. Yargıyı avucunun içine alan faşist anlayışın, hukuku ve halkın yargıya olan güvenini yok ettiğine dikkat çeken Or; “Türkiye’de hukuk artık yandaş için var, vatandaş için yoktur. FETÖ’yü devletin içine alan siyasiler ve bürokratlar serbest dolaşırken, sıradan yurttaşlarımız ise ya cezaevindedir ya da işsiz, aşsız bırakılmıştır. Adalete, tarafsız yargıya hepimizin ihtiyacı var. Ve bu adalet bir gün size de lazım olacak” dedi. Ülkenin demokrasiye, barışa, huzura ihtiyacı olduğunu belirten Or, yürüyüşün tüm Türkiye halkı için olduğunu vurgulayarak; “Bu yürüyüş; baskıdan, zulümden, işsizlikten, yoksulluktan, hukuksuzluktan, yandaşların zenginleştiği, halkın bir torba kömüre muhtaç edildiği bir Türkiye’den usanmış tüm halkımızı ilgilendirmektedir. Bizi bir arada tutan adalet, demokrasi, insan hakları için, birlik ve beraberliğimiz için, hepimiz için yürüyoruz. Ülkemizin geleceği için, farklılıklarıyla bir arada yaşayabilen çağdaş bir Türkiye için yürüyoruz. Yüreği yanan analarımız için, babalarımız için yürüyoruz. Yoksul Anadolu insanının evladı askere gidip yandaş firmaların yemekleriyle zehirlenirken, kendi evlatları çürük raporlarıyla askerlikten kaçmasın diye yürüyoruz. Çocuklarımız tacize-tecavüze uğramasın, kızlarımız zorla evlendirilmesin, eğitim alsın,  kimse onları ayrı vagona binmeye zorlamasın diye yürüyoruz. İşçi kardeşlerimiz için, madencilerimiz için yürüyoruz” şeklinde konuştu.

    DURDURABİLECEKLERİNİ SANIYORLAR

    KHK ile ihraç edildikleri için açlık grevine başlayan Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın gözaltı gerekçelerine de değinen Muharrem Or, sundukları ‘Gezi ve Tekel benzeri bir eyleme dönüşme olasılığı’ gerekçesinin, çaresizliklerinin ve korkularının açık bir göstergesi olduğunu söyleyerek; “Bir kez daha anladık ki, korkuyorlar. Gezi parkının bağrındaki üç-beş ağacın, koca bir ülke olarak ayağa kalkmasından korkuyorlar. İşçilerin, emekçilerin hakları için bir sele dönüşmesinden korkuyorlar. En küçük bir karşı çıkmanın isyan haline dönüşmesinden korkuyorlar. İnsanların işlerini, aşlarını, haklarını almak, onurlarına sahip çıkmak için adalet taleplerini haykıran herkesten korktukları gibi” değerlendirmesinde bulundu. “Teslim aldıkları, ele geçirdikleri adalet sistemi eliyle Anadolu insanını durdurabileceklerini sanıyorlar” diyen Or, Anadolu insanının böyle bir despotluğu umursamadığını hatırlatarak; “Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun Ankara’dan başlattığı bu yürüyüş, dalga dalga büyüyerek bütün Türkiye’ye yayılmış ve herkes için büyük bir umut olmuştur. Bir kez daha haykırıyoruz, biz bu ülkede adaletsizlikten mağdur olmuş, zarar görmüş herkes için yürüyoruz; Nuriye ve Semih için yürüyoruz, KHK ile işinden, aşından olan binlerce insan için yürüyoruz. Mesleklerini yaptıkları için cezaevine atılan, işinden edilen gazeteciler için, akademisyenler için yürüyoruz. Tutuklanan milletvekilleri için yürüyoruz. Barış için, insan hakları için yürüyoruz. Kardeşçe yaşam hakkı için, adalet için yürüyoruz” diye konuştu.  Or, Bursa’dan başlatılan yürüyüşün tüm zorluklara karşın büyüyerek devam ettiğini ifade ederek; “Kentin doğusundan, batısından, kuzeyinden başladığımız yürüyüşümüzü bu gün burada, Kent Meydanı’nda birleştirdik. Tüm ilçelerden gelen adalet yürüyüşçülerimiz ile 21 Haziran Çarşamba günü sabah 09.00’da Bursa Adliyesi önünden başlayacak adalet yürüyüşümüz Ovaakça’ya doğru devam edecek. Ertesi gün Gemlik, sonraki gün Orhangazi ve daha sonrasında Orhangazi’den Yalova’ya devam edeceğiz. Yalova ve Kocaeli adalet yürüyüşçüleri ile birleşerek yürüyüşümüzü İstanbul’a kadar sürdüreceğiz. Tehditlere boyun eğmeyeceğiz. Yılmayacağız, sinmeyeceğiz, korkmayacağız. Adalet ve demokrasi ülkemizde yeniden egemen olana dek mücadelemize devam edeceğiz. Halkız, haklıyız, kazanacağız” diyerek sözlerini tamamladı.

    ORHAN SARIBAL; “HERKES İÇİN ADALET İSTİYORUZ”

    İl Sekreteri Muharrem Or’un ardından Parti Meclisi Üyesi Orhan Sarıbal söz aldı. Sarıbal, hukukun ve demokrasinin rafa kaldırıldığı, baskıcı bir dönemden geçildiğini ifade ederek; “AKP ve kaçak saray rejimi, bu ülkede kendisine emanet edilen her şeyi, kendisine miras bırakılmış gibi değerlendirip her tarafta ağır bir korku, şiddet, ötekileştirme üzerinden bir hegemonya sürdürmektedir. Adaletin tükendiği, demokrasinin rafa kaldırıldığı, anayasanın bitirildiği bir dönemden geçiyoruz. Hukukun son bulduğu, tek adam keyfiyetinin sürdüğü bir dönemdeyiz. Elbette bu tür demokratik süreçlerin tükendiği noktada sokaklar, yollar bizimdir yani halkındır. Genel başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye’de adalet mekanizmasının tükendiği, tek adam faşizmini hayata geçtiği bu dönemde halkla birlikte sokaklara, yollara düştü. Adalet için yürüyoruz. Bu adalet yürüyüşümüz bir hak arama yürüyüşüdür. Bu yürüyüş mazlumların, egemenlere karşı yürüyüşüdür” dedi. Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun Ankara’dan başlattığı yürüyüşün Bolu dağını belirten Sarıbal, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bolu dağı; Köroğlu ve Bolu beyi arasındaki mücadeledir. Bolu beyine karşı Köroğlu; ferman padişahınsa, dağlar bizimdir. Daha dört yıl önce adaletin tüm yetkilerini FETÖ’ye teslim edip, bu ülkenin yurtseverleri tutuklandığında, gözaltına alındığında, cezaevlerinde işkenceye tabi tutulduğunda Cumhurbaşkanı ne diyordu? ‘Ben onların savcısıyım’ diyordu. O gün, o adaleti FETÖ’ye teslim etmişti. Şimdi adaleti kendi hegemonyasına aldı. Hakimler ve savcılar bu ülkede artık hukukun üstünlüğüne göre değil, vicdanlarına göre değil, sarayın nasıl bir tepki göstereceğine göre hareket etmektedirler.  Buradan bir kez daha o hakimlere, savcılara seslenme isteriz. Biz adaleti herkes için, sizin için de istiyoruz. Çünkü adalet, FETÖ döneminin savcıları için ne kadar lazım olduysa, saray rejiminin hakim ve savcıları için de lazım olacak. Hatta kaçak sarayda yaşayan vatandaş için de lazım olacak. O yüzden herkes için adalet dedik. Cerattepe için de, Gezi şehitleri için de adalet dedik. Ve bu adalet yolunda hayata gözlerini yuman adalet şehidimiz Hasan Tatlı’ya da rahmet diliyor, ışıklar içinde uyusun diyoruz. Hasan Tatlı adalet yolunda, adalet için şehit olmuştur tıpkı tüm diğer yurtsever şehitlerimiz gibi.”

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.