banner28

Karanlık Ortaçağ Avrupası’nda ki bilim adamları için dinden çıkmış sapkınlıkla suçlanmak olağan bir durumdu. Ama John WYCLIFF dışında kimse cesurca Katolik Kilisesine  meydan okumaya cesaret edememiş ve onun gibi kilise karşıtı bir harekete öncülük etmemiştir.  WYCLIFF’in 1324 yılında İngiltere’nin Yorkshire şehrinde doğmuş olup özel hayatı hakkında çok az bilgi vardır. İngiliz ilâhiyatçısı, tarikat kurucusu , Kutsal Kitap tercümanı, filozof ve  din reformcusudur.  Kişiliğindeki karşıt eğilimler onu hem ilâhiyat hem doğa bilimleri öğrenimine yöneltti.

WYCLIFF, Vatikan'in çürümüşlüğünü öne sürerek karsı harekete geçmiş, Rahip sınıfın ayrıcalıklarının eleştirip, yerel kilisenin dini ayinlerindeki lüksüne karşı gelmiştir. Kilise ve tarikatların zenginliğine karşı mücadeleye girişti. Kısaca, kilisenin otoritesini yerle bir edecek görüşleri savunmaya başladı. Keşişleri ve manastırları yararsız görerek ortadan kaldırılmalarını önerip, kilise topraklarının devletleştirilmesini bile istedi. İncili, İngilizce'ye tercüme ederek ruhban sınıfından olmayan insanların da İncil'i okuyup anlamalarını amaçlamıştır.

Kilisenin aşırı dünyevileşmesini ve dinsel uygulamaların çıkara dönük istismar edilmesini, eleştirilerinin temeline oturtan WYCLIFF, en önemli desteğini siyasal otoriteden görmüş olup,  “ Dinsel iradenin siyasal iradeye tabi olması gerektiğini ” savunmuştur. Ona göre kilise, bir tür derebeylik görünümündedir. Oysa en büyük olan Tanrı’dır. Tanrı, dinsel düzenlemeye ait hak ve görevleri kiliseye emanet olarak vermiştir.

WYCLIFF, Kral’a kayıtsız şartsız hâkimiyet tanımıştır. Ona göre kral, yasaya ve adalete uygun olarak yönetmese bile, yine de ona itaat edilmelidir. Kralın, kiliseye müdahale ederek içindeki bozuklukları düzeltme yetkisi vardır. Üstelik Kral, Tanrı’nın temsilcisidir ve krala karşı çıkmak doğru değildir, kısacası kral, din adamlarından daha saygındır.

WYCLIFF ve arkadaşları Kutsal Kitabı İngilizceye çevirmek için bir ekip kurdu. Bu iş yaklaşık 20 yıl sürdü. Yeni bir çeviri fikri Katolik Kilisesi’nin hoşuna gitmedi. Papa XI. Gregorius, WYCLIFF ’i mahkûm eden beş ferman yayımladı. WYCLIFF’in ekibi o ölmeden kısa bir süre önce yaklaşık  1382 yılında, Kutsal Kitabın tamamının ilk İngilizce çevirisini yayımladı. Tevrat’ın “Yaradılış” adı verilen ilk bölümünü çevirirken  dünyanın, İsa’dan önce 4000 yıllarında yaratıldığını öğreten Kilise’ye karşı; yeryüzünün hiç değilse bir kaç yüzbin yaşında olması gerektiğini savunmuştur.

Kilise, WYCLIFF’i  Latince’den İngilizce’ye çevirdiği “BIBLE” (İncil + Tevrat)’ı  tahrif etmekle ve Kilise’nin görüşüne aykırı düşmekle suçladı.  1384’de Kilise’nin ‘’Dinden Çıkmış Sapkın Kişi’’  suçlamasına maruz kaldı ve  yazılarını yasaklayarak, taraftarlarına gözdağı verdi. Hareketin önünü alamayan Papa, WYCLIFF'in yargılanması için Roma'ya getirilmesini emretmiş. WYCLIFF  1384'de Roma'ya hareket etmeden önce kalp krizi geçirerek ölünce bu yargılama gerçekleşmemiştir.

Kilise, 1401’de Parlamentodan ‘’ Sapkınların Yakılması ’’ kararını çıkartmıştı. Ölümünden sonra takipçilerinin de artmasının etkisiyle tehlikeli görülerek 1415 yılında tekrar sapkın ilan edildi. Tüm yazıları yasaklandı. Bununla da yetinilmeyerek mezarının açılıp kalıntılarının yakılmasına karar verildi.

1425'de Constance'de toplanan Ruhani Meclis, WYCLIFF'nin kemiklerinin çıkarılarak kitaplarıyla birlikte yakılmasına karar verdi. Ölümünden 40 yılı aşkın bir zaman sonra Papalık Konsülünün emriyle ;   WYCLIFF’in mezarı açılacak, Kemikler bir tabuta konulacak, kemikleri  odun ateşine atılacak, kitapları ile birlikte yakılıp, külleri Swift ırmağına savrulacaktı. Ve aynen böyle yapıldı...

Evet, WYCLIFF’nın fikirlerinden korkan Kilise, onu mezarında bile rahat bırakmamış, sapkın ilanı ile  gözdağı vermek istemiştir. Mezarından çıkarılıp, kemiklerinin yakılması özelliği ile, günümüzdeki dini terör örgütlerinin sapkınlıklarının ilki olma özelliğine de sahip olmuştur.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Atıf 6 ay önce

Kalemine yüreğine sağlık

Avatar
İBRAHİM TEKE 6 ay önce

TEŞEKKÜRLER . ÇOK DA GÜZEL OLMUŞ.

Avatar
İdris Sever 6 ay önce

İslam’da da ruhban sınıfının olmaması için Peygamberimizin onca öğüdüne rağmen maalesef ortalık dinden geçinen dincilerle doludur...