banner28
22 Kasım 2017 Çarşamba 15:56
25 Okunma
CHP'li Sarıbal: ''Yerli Tütün Çokuluslu Şirketlere Teslim''

1984 yılından sonra tütün ve tütün mamulleri üretiminden ticaretine kadar tüm süreçte sektör giderek metalaştı. Bu süreçte tütünde devlet tekeli ve üretici destekleri kaldırıldı; üretimi azaltılıp ithalatı artırıldı. Pazarın giderek çokuluslu tütün şirketlerinin paylaşımına açıldığı bir dönem yaşandı.

2000 yılının başından itibaren IMF’ye verilen niyet mektuplarında TEKEL’in önce üçe bölüneceği, sonra da içki, tuz ve tütün ürünleri üreten tesislerinin özelleştirileceği taahhüt edildi.

TEKEL’İ YOK ETMEK İÇİN TÜTÜN KANUNU ÇIKARILDI

TEKEL’i yok etmek için IMF’nin talimatı ile hazırlanan Tütün Kanunu tasarısı, 20 Haziran 2001’de Meclis’ten geçti. Ancak dönemin Cumhurbaşkanı Sezer, yasanın çok önemli sorunlara yol açacağını belirterek veto etti. Ne var ki, IMF’nin dayatmaları, Sezer’in uyarısına baskın geldi, yasa 2002 yılı başında yürürlüğe girdi.

4733 sayılı Tütün Kanunu ile tütün ve tütün mamullerinin üretimi, ihracatı ve ithalatı konularında sektörü denetleyen bir kurul oluşturuldu. Ayrıca TEKEL anonim şirkete dönüştürüldü, destekleme alımları kaldırılarak sözleşmeli üretim usulü getirildi.

290 MİLYONA AL 1 MİLYARA SAT

Tütün üretimine büyük darbe vuran bu kanun sonrası, üretici tütün ekmekten caydırıldı. Bu uygulamalarla tütün üreticisi tasfiye edilip göçe zorlanırken TEKEL’in alkollü içkiler bölümü 2003’te 290 milyon dolara Limak-Nurol-Özaltın-Tütsab Girişim Grubu’na satıldı. Bu grup üç yıl sonra şirketi yaklaşık 1 milyar dolara Amerikan Texas Pacific Group’a devretti.

TEKEL SATILIYOR PİYASA YABANCILAŞTIRILIYOR

TEKEL’in sigara fabrikaları ve markaları ise 2008 yılında 1 milyar 720 milyon dolara British American Tobacco’ya (BAT) satıldı. Özelleştirme Yüksek Kurulu da 2009’da kalan 60 adet Yaprak Tütün İşletmesi kapattı.

Böylelikle ismi marka olmuş bir buçuk asırlık bir kurum olan TEKEL yok edilmiş oldu; Cumhuriyet’in ilk yıllarında (1925’de) Reji İdaresi’nin yabancılardan satın alınmasıyla kurulan TEKEL, özelleştirme adı altında yeniden yabancılaştırıldı.

TÜTÜN EKİMİ VE İSTİHDAMINDA DARALMA

Destekleme alımlarının kaldırılarak sözleşmeli usule geçilmesi, TEKEL’in özelleştirilmesi, girdi fiyatlarındaki yükselişler ve ithal tütün kullanımındaki artış tütün çiftçisinin gelirlerini düşürdü; sonuçta tütün ekimi ve istihdamında çok çarpıcı bir daralma yaşandı.

TÜRKİYE TÜTÜN İTHALATÇISI OLUYOR

Sonuçta Türkiye bir zamanlar dünyada Şark tipi tütün üretiminin dörtte birini gerçekleştiren ihracatçı bir ülke iken; AKP hükümetlerinin uyguladığı ithalat odaklı politikalar nedeniyle günümüzde “net tütün ithalatçısı” konuma düştü.

Bu sonuçta 1986 yılından beri ithal edilen tütünlerde kg başına 3 dolar, sigarada paket başına 40 cent olarak uygulanan tütün fonunun 2009 yılından itibaren kademeli olarak kaldırılmasının da çok önemli bir rolü bulunmaktadır.

TÜTÜNDE GELİNEN NOKTAYI ŞÖYLE ÖZETLEYEBİLİRİZ:

  • 2003 yılında 406 bin üreticiden tütün alımı yapılmış iken, 2016 yılında 56 bin üreticiden tütün alımı yapılmıştır.
  • Tütün üretimi 2002 yılında 153 bin ton iken, 2016 yılında 70 bin tona düşmüştür.
  • Tütün ihracatı 2003 yılında 112 bin ton iken, 2016 yılında 52 bin tona gerilemiştir.
  • Tütün ithalatı 2003 yılında 70 bin ton iken, 2016 yılında 103 bin tona yükselmiştir.
  • 2016 yılında 360 milyon dolarlık tütün ihracatına karşılık, 560 milyon dolarlık ithalat yapılmıştır.
  • 2003 yılında Türkiye’de üretilen sigaralarda 46 bin ton yerli tütün kullanılmış, 2016 yılında kullanılan yerli tütün miktarı 15 bin tona düşmüştür.
  • 2003 yılında Türkiye’de üretilen sigaralarda 63 bin ithal tütün kullanılmış olmasına rağmen 2016 yılında kullanılan ithal tütün miktarı 101 bin tona yükselmiştir.
  • 2016 yılı itibariyle Türkiye’de üretilen sigaralarda kullanılan tütünün yüzde 87’si yabancı kökenli, yüzde 13’ü ise yerli tütünlerden oluşmaktadır.

TÜTÜN ÜRETİMİ VE ÜRETİCİLERİ İÇİN NELER YAPILMALIDIR?

  • Mevcut durumda üreticiler çokuluslu şirketlerin temsilcileriyle bireysel olarak sözleşme yapmaktadır. Üreticiler her an üretemez hale gelme korkusuyla sözleşmeden doğan haklarını takip edememektedir. Bu nedenle sözleşmeli üretimde devlet garantör olmalıdır.
  • Sözleşmeler üretici örgütleriyle alıcı firmalar arasında toplu pazarlıkla yapılmalıdır.
  • Tütün üreticilerinin Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumunda (TAPDK) temsil edilmeleri sağlanmalıdır.
  • Tütünün üretim, pazarlama ve denetimini yapacak, sosyal sorumluluğu da olan (TEKEL gibi) bir kurum yeniden kurulmalıdır.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.