banner30

Sözlük lügatinde bir ülkeyi etkileyen güçlü yabancı devletler olarak tanımlanmış dış güçler bizim lügatimizde ise başarısızlığın mazeretidir.

Bizim politikacılarımız evvel ezelden beridir halka yaptıklarını anlatamadıkları zaman hemen dış güçlerin oyunu müdahalesi gibi söylemlerle konuşmasını tamamlar ama asıl konu pas geçilir.

Sol cenahın hedefinde emperyalist ABD muhafazakâr cenahın hedefinde ise katil İsrail öncelikli ülkelerdir.

Hun İmparatorluğundan Osmanlı devletine kadar Cumhuriyet dönemi de dâhil Avrupa’nın her dönem bilinçaltında Türk düşmanlığı vardır bunu bilmemek herhalde saflık olur.

Siyaset sahnesine yeni bir yüz çıktığında karşı taraftan ilk yorumlar nedir “ Proje”. Örneğin Adnan Menderes, Süleyman Demirel ve Turgut Özal için ABD projesi denildi. Bir başka örnek ise askeri darbelerdir hepsinde NATO, GLADYO ve ABD’nin parmağının olduğunu hala dillendiriyoruz, işimize gelmeyen padişahlara mason veya anneleri Türk değil yakın tarihimizde ise Atatürk’e İngiliz yanlısı İnönü’ye ABD ve Rauf Orbay’a İngiliz casusu diyenler bile oldu iyi mi?

Batı dünyasının geçmişten günümüze İslam ve Anadolu coğrafyasında yaptığı zulümler malum inkâr edemeyiz fakat her daim başarısızlığın mazereti olarak batıyı göstermenin de kimseye faydası olmadığını artık öğrenmeliyiz. 

II. Dünya Savaşı başta Avrupa için milat olmuştur 1945 yılından sonra batı evrensel hukuk, insan hakları, sosyal devlet, şeffaf yönetim gibi uygulamaları yeni yaşam tarzı olarak benimsedi ve kurdukları sistemi bozmadan günümüze kadar taşımayı bildiler fakat doğu coğrafyası I. Dünya savaşı da dâhil olmak üzere kendilerini koruyacak sistem kuramadılar.

Batı medeniyeti Şark bölgesine göre farklı inançlara sahip olsa da İslam coğrafyasından en fazla göç Avrupa’ya yapılmaktadır Türkiye’de dâhil. Yaşadığı ülkeyi güvenli görmeyenler veya gelecek endişesi taşıyan gençlerin ilk fırsatta yurt dışına gittiğine günümüzde şahit oluyoruz.

Gerçekte devletlerarasında gözler önünde olmayan güç savaşları vardır bazen bu mücadele ittifaklarla yapılır ama sahip olduğu gelişmişlik ve teknoloji gücü sizi liderliğe taşır. Türkiye olarak hem batı medeniyetinin kapısındayız hem de doğu medeniyetinin merkezindeyiz kendimize göre bir tarz geliştiremedik.

1950 yılından sonra ekonomimiz yabancı ortaklı olarak batıya göre çok yavaş gelişti ve geliştirildi biz hiç sorgulamadık bu durumu hem montajcı hem de iyi pazar olduk batıya ve ihracatımız ithalatımızdan hep azdı kısacası üretmiyorduk. Geçmişte yapılan yanlışlıklar aslında bu günde devam ediyor devletin açıkladığı ekonomik verileri alt alta yazdığımızda bu gerçeği görmek mümkün.

Günümüz dünyasında üretim ve teknoloji ile ekonominizi büyütmüyorsanız ve demokrasinizle örnek olmuyorsanız kimsenin umurunda olmadığınız gibi büyük devletlerin pazarı olmaktan ileri gitme şansınız yok.

Bize her kim dış güçler diyorsa ve belgesini göstermiyorsa bilin ki yalan söylüyor ve bilin ki kendi başarısızlığını örtmeye çalışıyordur.

Dış güçler palavrasına inanmayın…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.