Bir aile düşünün..

Baba annenin, anne de babanın rollerine, yani ödev ve sorumluluklarına soyunursa ne olur?

Kargaşa olur, geçimsizlik ve huzursuzluk olur..

Anlaşmazlık, iki başlılık çıkar..

Sağlıklı kararlar alınamaz..

Geleceğe ait sağlıklı planlar yapılamaz..

Mutsuzluk olur..

Umutsuzluk olur..

Geçim olmaz..

Çocuk bocalar..

Sorunlu olur..

Kısacası sağlıklı ve mutlu, başarılı ve umutlu bir birliktelik olmaz..

Peki ailede baba, annenin, anne de babanın rolüne neden soyunur ki?

Sevgi yoksa, biri diğerini beğenmiyor, saygı duymuyorsa, kuralsızlık başlar..Roller değişebilir..Birinin görev ve sorumluluk alanına öbürü karışıp müdahale edebilir..

Yani sevgi ve saygı yoksunluğundan kaynaklanan kuralları hiçe sayma durumu vardır..

Peki bu durum nasıl düzelebilir?

Çok basit..

Severek, sayarak, kurallara uyarak..

Bir;Kurallar geleneksel ve tinsel(manevi) olabilir..

İki; Hukuksal ve bilimsel olabilir..

Yani; kurallara uymayanlara karşı yapılabilecek, devreye sokulabilecek iki şey vardır..

Ya geleneksel ve tinsel yasalar, yani kısaca örf ve gelenek kaynaklı ebeveyinler ve büyüklerin yol, yordam göstermesi, akıl vermesi, tavsiye ve telkinleri devreye girer..

Ya da;

Devletin kuralları, yani hukuk ve bilimsel kurallar devreye girer..

Yani;Karşılıklı rollere soyunmaktan kaynaklanan kaos ve geçimsizlik büyükse, ya büyükler, aile efradı vs., yani toplumsal baskı veya mahalle baskısı davaya müdahil olur..

Ya da işi hukuk ve akıl, devletin bu işlerle ilgili kurumları çözer..

Aile binlerce yıldır, insanoğlunun var oluşundan bu yana var ola gelen en küçük toplum ve sosyal bir varlıktır..

Ailede geçerli olan kural ve mekanizmalar, en gelişmiş ve uygarlaşmış ve büyük kalabalıkları içine alan toplumlarda da halen geçerliliğini sürdürmektedir..

Bütün bunları neden anlatıyorum?

Siyaset denilen şey de; iktidarı ve muhalefeti ile bir büyük aile ise ki öyledir..Herkes kendi rolünü oynamalı, ödev ve sorumlulukları dışına taşmamalı, bir diğerinin rolüne soyunmamalıdır..

Birbirinin rolüne soyunma moda oldu..

Ne diyor Kılıçdaroğlu, Olağanüstü Kurultaya gidelim, yenilenelim, değişelim, dönüşelim diyenlere karşı..

"Millet iş güç, geçim derdinde, bazıları koltuk derdinde.."

Bu açıklamanın anlamı şudur..

Bir;Ben zaten muhalefet yapmıyorum..Öyle bir derdim de yok..Benim rolüm iktidara yardımcı olmak, yani onun rolünü üstlenmektir..

İki; Zaten iktidar da muhalefet gibi davranarak işleri halletttiğinden bana da ister istemez iktidar gibi davranmak düşüyor..

Üç; Müdahil olmayın kardeşim..Biz kuralların dışına çıkmış olsak ve birbirimizin rolüne soyunsak da, ortada ciddi bir sorun yoktur, her yer güllük gülistanlıktır..Siz bakın işinize..Biz bu işleri hallederiz..

Alın size tam bir aile demokrasisi..

O onun rolüne soyunmuş, taraflar iktidarı ve muhalefeti ile kural tanımazmış, büyük sözü dinlemezmiş..İktidar muhalefet gibi, muhalefet iktidar gibi davranır mış..

Size ne?

Karı memnun..Kocası da memnun..

Size girip çıkan var mı?

Karışmayın ailenin işine..

Ha çocuk mu?

Canım ne önemi var..

Ana baba mutluysa gerisi teferruattır...

Memlekette bu kadar geçim derdi varken, mutluluk oyunu mu oynayacağız? Çocuk da mutlu olmak zorunda değil ki canım...

Sözün kısası;

Demokrasi anlayışımız ve terbiyemiz budur..

Kuralsızlık ve bir başka role soyunmak..

MHP'nin yaptığı da bu değil miydi..?

Onu ayıplamıyorsanız..Bunu da ayıplamayın..Bakın dalganıza..

,

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.