30 Ağustos zaferi kazanılmasaydı bütün Anadolu’da olduğu gibi Bursa’da işgalden kurtulmuş olmayacaktı, peki nasıl bir Bursa’da yaşıyor olacaktık?

Gazeteci yazar Yılmaz Özdil 30 Ağustos kazanılmasaydı başlıklı yazısında Yunan’ın hâkim olduğu bir Türkiye’yi genel olarak irdelemiş bende Bursa’yı değerlendirmek istedim.

Yunan işgali bitmeseydi Bursa’da neler olurdu, öncelikle Bursa’nın adı Bitinya veya Prusias olurdu.

Diyanet olmayacağı için İl Müftülüğü de olmazdı yerine Metropolit olurdu.

Fener Rum Patrikhanesinde resmi olarak zaten Bursa Metropoliti var ismi Elpidophoros Lambriniadis aynı zamanda Zeytinbağı’n da bulunan (Yuannes) Kemerli Kilisenin de rahibi.

Trilyedeki kiliseye burada doğmuş İzmir işgalinde Yunanlıları karşılayan papaz olarak bilinen Hrisostomos Kalafatis ismi verilirdi.

İznik Nikea olurdu Ayasofya camiye çevrilmez kilise olarak kalırdı, İznik’te bulunan Böcek Ayazma’sı sosyal donatı alanı olurdu, Roma Tiyatrosu bu halde olmazdı İznik milyonların geldiği turistlik bölge olurdu.

M.Kemalpaşa Miletopolis, Orhangazi Basilinopolis, Sölöz Pythopolis, v Orhaneli Adriani, Karacabey Kremastis, Eşkel Daskylium, Çekirge Plai, Kurşunlu Brillos ve İnegöl Anglecoma olurdu.

Yenişehir Otroia veya Zisimos olurdu Sivrice Bağları şaraphanelerle dolu olurdu, Yenişehir’e Havaalanı yapılmaz toprak karış karış işlenirdi, Marmaracık köyü kasaba olurdu.

Mudanya’nın ismi Mendrai, Kumyaka siği, Çağrışan Chairesu, Çaylı Anahor, Dereköy Potamia olurdu zaten denizi sevmiyoruz Bursa olarak hiç gidemezdik.

Bursa’nın işgal yıllarında madenler Yunanlılar tarafından işletiliyordu yine onlar işletir biz ırgatlığını yapardık.

Ben gazeteci olmazdım ismin Atilla yerine Atreides olurdu, oğlum Rüzgar’ın ismi ánemos, kızım Hilal Şayan’ın ismi Epikoinoníste ámesa me ti Hilal oludu gazete yerine gazeta derdik.

Bursa Belediye Başkanı Türk olmazdı Ali ismi Aleko olurdu.

Hıristiyanlık inancına göre kıyametin yazıldığı kilise isimleri Sardes, Filadelfya, Tiyatira, Ephesos, Pergamon ve Laodikeia isimleri camiden kiliseye çevrilen ibadethanelere verilirdi.

Okullarda yeni Grekçe zorunlu dil olurdu Türkçe isteğe bağlı ders yapılırdı.

Osmanlıdan bahsedilmez Bursa’nın işgalinde “Kalk ey koca sarıklı, koca Osman! Kalk da torunlarının halini gör! Kurduğun devleti yıktık. Seni öldürmeye geldim, Bizans’ın intikamını aldım” sözlerini söyleyen Eski Yunan Başbakanı Elefterios Venizelos oğlu Yüzbaşı Sofoklis Venizelos heykeli Tophaneye dikilirdi.

Ulucami Ayasofya olurdu. Uludağ Keşiş Dağı olurdu ve kış aylarında Türklere yasak bölge olurdu.

Yemekler lokantada Musakka yerine Mousakka, Baklava Baklavas, Cacık Yzaciki(Caciki), Kuru fasulye Fasolada ve Dolma Dolmades olarak sipariş edilirdi.

Aga’ya Agas, Alan’a Alana, Aforoz’a Aforismos,Deli’ye Zohin, Yavru’ya Yavrus, kızlarımızın el emeği göz nuru kanaviçe  kanavaço olurdu.

Kısacası adımızdan içtiğimiz suya kadar her şey değişirdi vatan sevgisi toprak sevgisi şakaya gelmez hafife alınmaz elin gavuru geçmişte nasıl kimsenin gözünün yaşına bakmadıysa hele ki şu zamanda hiç bakmaz.

Bir 30 Ağustos zaferimiz var bir daha kazandırmazlar haberiniz olsun.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner35