Muhsin Yazıcıoğlu ölümünün üzerinden tam 11 yıl geçti, kaza mı yoksa suikast sonucumu hayatını kaybetti hala bilmiyoruz.

Bizim ahali sağlığında değer vermediği önemli kişileri öldükten baş tacı yapmakta mahirdir, işte Yazcıoğlu vakası en güzel örnektir bu davranışa.

29 Mart 2009 yerel seçimlerinde 25 Mart 2009 tarihinde Kahramanmaraş mitinginin ardından Yozgat –Yerköy mitingine helikopterle giderken Kahramanmaraş, Göksun Sisne ve Kızılöz köyleri arasındaki Keş Dağı Kuru Dere Kanlıçukur mevkiinde henüz bilinmeyen bir sebepten dolayı helikopterin düşmesiyle beraberindekilerle hayatını kaybetti.

Yazıoğlu siyasi hayatında toplayamadığı kalabalıkları ölümüyle Ankara Altındağ ilçesi, Talatpaşa Bulvarında bulunan defnedildiği Tacettin Dergâhında toplamayı başarmıştı, yüz binler tekbir getirerek ebediyete uğurlamışlardı.

Muhsin Yazcıoğlu Alpaslan Türkeş sonrası ikici başbuğ olarak görülüyordu ülkücü hareket içinde ama 12 Eylül 1980 sonrasında 7,5 yıl süren cezaevi sürecinde görüş ayrılıklarına düşmüş fakat Türkeş’in yanında yer almıştı.

1991 Genel Seçimlerinde Sivas Milletvekili olarak TBMM’ne seçilen Yazıcıoğlu çok geçmeden Mamak cezaevinde başlayan fikir ayrılıkları yüzünden MÇP’den istifa ederek 29 Ocak 1993 tarihinde Büyük Birlik Partisini kurarak Genel Başkan seçildi.

1990 yılların başında Yazıcıoğlu’nun yol haritasında NATO’nun kominizimden sonra hedefine İslamı düşman olarak görmesi vardı.

NATO’nun 1990 yılların başında yenidünya düzeninde İslam coğrafyasının ılımlı İslam adı altında cihatçı örgütler oluşturması ve bu coğrafyanın enerji kaynaklarına sahip olunması BOP kapsamında projenin hayata geçirilmesine o dönem Türk siyasetinde en net karşı tavrı sergileyen siyasetçi Muhsin Yazıcıoğlu olmuştu.

1990 yılların sonunda küreselcilerin yeni lider arayışlarında Yazıcıoğlu ilk görüşülen isimlerden biriydi fakat hiçbir talebi kabul etmedi ilk elenenlerin başında geldi daha sonra o dönemde yaşananlar kitaplaştırıldı yazıldı.

25 Mart 2009 tarihindeki vefatından sonra ismi hep gündemde tutulan Yazıcıoğlu aslında hep yalnız kalmıştı, en yakın çalışma arkadaşlarının birçoğu kendisinin kabul etmediği ama kabul edenlerin yola çıkarıldığı kervana katıldılar.

Türkiye gündeminde boşluk olduğunda en fazla gündem oluşturulan isim Yazıcıoğlu olmasına rağmen ölümünün üzerinden sır perdesi kalkmış değil.

Yazıcıoğlu’nun ölümünden sonra kurduğu BBP şimdi bir milletvekili ile TBMM’de temsil ediliyor ve iktidarın kanatları altında, fakat kazanın aydınlatılmasıyla alakalı hala bir çaba yok.

 En son hain 15 Temmuz girişiminde Cumhurbaşkanına yönelik yapılmak istenen saldırıda görev alanlardan bir kaçının 2009 yılındaki kazada delil karattıklarına dair bilgiler paylaşıldı ama sonuç açıklanmadı.

Yazıcıoğlu’nun avukatları kazanın suikast olduğu yönünde bilgiler öne sürseler de kısa zaman sonra BBP yönetimi ile ters düşmekten kurtulamadılar.

Bu gün BBP Genel Başkanı ve MHP TBMM’de temsil ediliyor ve iktidarla araları oldukça iyi, 15 Temmuz hain kalkışmanın ertesi gününde binlerce haini 24 saat geçmeden tutuklayan devlet nasıl oluyor da Yazıcıoğlu’nun ölümüne neden olan kazayı aydınlatamıyor?

Bu gün sosyal medya da her boşlukta gündem oluşturmak için ismini kullanan sahte Yazıcıoğlu hayranlarına “  Bırakında rahat uyusun Muhsin reis” demek istiyorum.

Sağlığında çoğu zaman boş salonlarda bir avuç alperene hitap eden, halkın arasında sıradanlığını her daim sergileyen Türkiye ve İslam coğrafyasına kurulan tuzakları anlatmaya çalışan bu Anadolu evladını ne zaman dinlediniz ve desteklediniz?

Hayattayken görmezden geldiğiniz dinlemek istemediğiniz bu yalnız insanı bırakında ebedi evinde rahat uyusun.

“Adamlık zor zanaat Atilla kardeşim hele ki adamların olmadığı yerde”

Muhsin Yazıcıoğlu 1992 Bursa ..

Mekânın cennet olsun koca yürekli adam.

Üşüyorum

Bir coşku var içimde bugün kıpır kıpır

Uzak çok uzak bir yerleri özlüyorum

Gözlerim parke parke taş duvarlarda

Açılıyor hayal pencerelerim

Hafif bir rüzgâr gibi, süzülüyorum

Kekik kokulu koyaklardan aşarak

Güvercinler ülkesinde dolaşıyor

Bir çeşme başı arıyorum

Yarpuzlar arasında kendimi bırakıp

Mis gibi nane kokuları arasında

Ruhumu dinlemek istiyorum

Zikre dalmış her şey

Güne gülümserken papatyalar

Dualar gibi yükselir ümitlerim

Güneşle kol kola kırlarda koşarak

Siz peygamber çiçekleri toplarken

Ben çeşme başında uzanmak istiyorum

Huzur dolu içimde

Ben sonsuzluğu düşünüyorum

Ey sonsuzluğun sahibi, sana ulaşmak istiyorum

Durun kapanmayın pencerelerim

Güneşimi kapatmayın

Beton çok soğuk, üşüyorum..

M. Yazıcıoğlu.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner55