İnsanların kafası allak bullak...

Sadece bizim insanlarımızın mı?

Elbette hayır, bütün dünya insanları ne yapacaklarını şaşırmış durumda!


Corona yüzünden, insanlar yaşama sevinçlerini kaybetti.


İnsanlara “Aman dışarı çıkma! Evinde otur!” deniliyor.
Bu uyarıyı dinleyen de var, dinlemeyen de...

Çok sevdiğim bir arkadaşım WhatsApp üzerinden bir paylaşım yapmış;
“Dışarı çıkarsan Tahtalıköy, evde kalırsan Bakırköy” diyor.


İnsanlarımızın çaresizliğini bundan daha iyi özetleyen bir cümle olamazdı doğrusu.

Yetkililerin uyarısını dikkate alarak evlerinde oturanların da televizyon haberleri ve oradaki açık oturumlar yüzünden sinirleri iyice zayıfladı. Öyle ki, bu süreç bittiğinde bir çok insanın Psikoterapistlere ihtiyaç duyabileceğini düşünüyorum.

***

Tam da burada bizi yönetenlere sormak istiyorum;
“Ülke genelinde neden sokağa çıkma yasağı ilan etmiyorsunuz? Neyi bekliyorsunuz?”

Hiç bir işi gücü olmadığı halde, cahilce sokaklarda dolaşarak virüs taşıyıcılığına hizmet edenlere artık bir dur denilmeli!

Bu iş şehirlerarası yolculuk yapanlara kısıtlamalar getirerek, onları belli kontrol noktalarında durdurarak olacak gibi görünmüyor. Bizi yönetenlerin bu konuda kesin bir adım atmaları çoktan geldi de, geçiyor bile...

Bizleri “Corono Belası”ndan kurtarabilmek için canlarını ortaya koyan Sağlık Çalışanlarımızı elbette ayakta alkışlıyoruz. Onların Maaş+Ödül gibi ödemelerle desteklenmesinin yanında, bu yolda hayatlarını kaybedenlerin de “Şehit” statüsünde sayılması gerekir, diye düşünüyorum.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçtiğimiz akşam bu yolda hayatını kaybeden İstanbul Tıp Fakültesi Öğr. Üyesi Prof. Dr. Cemil Taşçıoğlu’nun ismini, Okmeydanı’nda oluşturulan Yeni Şehir Hastanesine vereceklerini açıkladı, ne kadar güzel.

Ancak AKP iktidarının Corona sonrası işleri bozulan, yardıma muhtaç duruma düşen insanlara yardım etmek amacıyla harekete geçen Belediyelerin önünü kesmesi ise hiç hoş olmadı.

Türk Milleti olarak bizler böyle günlerde bir araya gelir, kenetleniriz. Bir tehlike karşısında tek yumruk oluruz. Oluruz, olmasına da “Böyle bir günde yardımı sen götüremezsin” kavgası hiç olur mu?

Ben bu hataları, iktidarın yorgunluğuna veriyorum.

Artık iyice yorulmuş olacaklar ki; daha hala kavga ve gürültü ile sempati kazanabileceklerini sanıyorlar. Oysa ki, bununla bir sonuç alamayacaklarını İstanbul Büyükşehir Belediyesi seçimlerinde görmüş olmaları gerekirdi.

Demek ki ders alınmamış!

Suriyeliler için 40 milyar dolar harcadıklarını, gerekirse bir 40 milyar daha harcayabileceğini haykıran iktidarın açıkladığı paketi gördük. Bunun yetmeyeceğini anladıkları için, Belediyelerin önünü keserek yardım kampanyası başlattılar.


O toplanan paraların da nasıl dağıtılacağını hep birlikte göreceğiz.

Corona sonrası dünya ekonomileri zarar görmüş olacak.
Gıda ürünlerinin, sanayi ürünlerinden daha kıymetli olacağı bir döneme giriyoruz. Yaşamak için karnımızı doyurmak zorunda kalacağımız günlere koşarak doğru gidiyoruz.

Tarımımızı bitiren, gıdada bizi ithal ürünlere muhtaç eden Ey iktidar sahipleri;
Bu konuda bir tedbir aldınız mı? Bütün dünyada gıda sıkıntısı yaşanacağını ve ithalatının da bu yüzden zorlaşacağını hiç düşündünüz mü?

Dahası, bu sıkıntılara düşmemek için yerli üretimi desteklemek için ne yaptınız?

Şimdi evlerinde “Corona Tatili” yapan vatandaşlar daha çok okumaya, anlamaya ve düşünmeye başladı. Önümüzdeki seçimler işte bunun için kolay olmayacak!


Benden söylemesi...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner55