Müvekkilim Alinur Aktaş, basın özgürlüğüne inanan, hakaret ve iftira niteliği taşımayan her türlü eleştiriye ve iletişime açık bir insandır. 

08 Şubat 2019 tarihli yazımda Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş’ın avukatı aracılığı ile tarafıma göndermiş olduğu mesajın içerisinde yer alan bir bölümde “ basın özgürlüğü ve iletişime açık bir insan” olduğu söyleniyordu ama işin aslı iletişime açık olmadığı bu gün bir kez daha belli oldu ve yüz yüze görüşme talebin Aktaş tarafından red edildi.

Bursa basının da Büyükşehir Belediye Başkanına eleştiri yapan çok az sayıdaki gazetecilerden biriyim, yazdıklarımda iftira ve hakaret hiçbir zaman olmadı eleştirilerime ve her hangi bir yalanma gelmedi.

Aktaş bazı zamanlarda telefonundan beni engelliyor bazen de engeli kaldırıyor beni takip etmeye devam ediyor bir kez dahi yazdıklarıma sorduğum sorulara cevap vermedi.

Son günlerde iki konuda aldığım duyumları kendisine ilettim whatsapp’tan tabi ki cevap vermedi bende kendisine bizzat sormak istedim randevu talebinde bulundum.

Aktaş görüşmemek için ilk beni telefonundan yeniden engelleyince bende randevu talebinde bulunmak için Belediyeye gittim.

Özel Kalem’de görevli arkadaş talebimi aldı ve bir gün sonra geri dönüş yaptı kendisinin yardımcı olacağını söyledi ama ben Başkanla şahsen görüşmek istediğimi tekrar ettim sonrasında talebimin ret edildiğini ve istediğim takdir de iletişimin Özel Kalem aracılığı ile olacağını öğrendim tabi ki kabul etmedim.

Bir meslektaşıma konu söyleyince bana verdiği cevap “Karşına çıkacakta ne söyleyecek” evet aynen öyle oldu ben eleştiri yazdığım birçok kişiyle bir araya gelip medeni ölçüler içinde sohbet etmişimdir.

Şubat 2019’da her hangi bir iftira veya hakaret olmadığı halde tarafıma kendisinin basın özgürlüğü ve iletişime açık tavrının olduğu söylenen Aktaş’ın bu tutumu doğru mu?

Randevu talebimin ret edileceğini tahmin ediyordum ama Bursa Büyükşehir Belediye Başkanının hakkında eleştiri yazan bir gazeteciği makamında misafir etmesinin nasıl bir medeni davranış olacağını sanıyorum düşünemediler.

Görüşme talebime neden olan iki iddiayı isim vererek kendisine soracaktım bir ismi de daha önceden vermiştim ve nasıl bir telefon trafiğinin yaşandığını biliyorum sonrasında.

İsmini verdiğim şahsın benimle görüştükten hemen sonra “ Bu iki konuyu sen ve benden başka kimse bilmiyordu Atilla Sağım nasıl öğrendi” sözleri kayıt altında telefon görüşmesinde ayrıca konuyla alakalı şahitte var.

Diğer bir konu ise şahsım ve dört arkadaşımla alakalıydı.

“ Kul hakkı yemekten Allah’a sığınırım” sözleri Bursa’da sarf eden Belediye Başkanı Aktaş’tı.

Şimdi sormak isterim “Birçok belediye çalışanını bir sebep göstermeden ekmeğinden ettiniz ve yerlerine aynı ay içinde yandaşlarınızı daha yüksek maaşlarla işe başlattınız mahkeme kayıtlarında sabit olmakla beraber şimdi bu çalışanlar İş Mahkemelerinden işe iadelerini aldılar yani adalet karar verdiğine göre bu kulların hakkı iade edilecek mi yoksa her zaman ki gibi Allah’ın adını vererek koltuğunuzun size verdiği geçici güce mi sığınacaksınız?

Gazeteciler çok siyasetçi görmüştür ama akılda kalanların sayısı bir elin parmaklarını geçmez bu gün görevde olanlar yarın o koltuktan indiğinde hatırlanmayacaklardır.

Siyaset kültürümüzde politikacıların gerçeklerle yüzleşmeme gibi bir hastalığı var siz istediğiniz kadar doğruyu yazın söyleyin hiç kıymeti yok politikacı koltuktan aldığı güçle hep doğruları örtmeye çalışır o yüzdendir ki Bursa ve ülke gündemi hep farklı konularla meşgul edilir.

Biz söylenemeyenleri yazılamayanları gündeme getirmeye devam edeceğiz biliyoruz ki hiçbir şey göründüğü gibi değildir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.