2019 dünyasında hiç kimse tesadüfen bir yere getirilmez ve tesadüfen de gitmez, her şeyin hesabı çok önceleri mutlaka yapılmıştır.

Örneğin yakın siyasi tarihimize bakalım, 12 Eylül 1980 askeri darbesini yaptıranlar ülke yönetimini askerlere değil öncesinde DPT Müsteşarlığına getirdikleri Turgut Özal’a verdiler çünkü senaryonun öyle yazılmıştı, Özal Cumhurbaşkanı oldu küreselcilerin enerji politikalarına alternatif politika oluşturmaya kalkışınca kalp krizinden vefat etti.

Özal öldü mü? Yoksa öldürüldü mü? 80 milyonluk büyük bir ülkeyiz ama Cumhurbaşkanımızın ölüm sebebini hala bilmiyoruz.

Sizce tesadüf olabilir mi?

Kenan Evren’in Cumhurbaşkanlığında süresi bitince askeri vesayette bitti Özal Cumhurbaşkanı seçildi yerine TBMM Başkanı Yıldırım Akbulut’u bıraktı amaç ipleri elinde tutmaktı ama küreselcilerin Özal’ın gölgesinde sakladıkları bir başka isim vardı Mesut Yılmaz.

Türkiye 1991 genel seçimlerine giderken beklenmedik bir değişimle Süleyman Demirel siyaset sahnesinde parlatıldı giyim tarzından söylemlerine kadar her şey değiştirildi ekonomik yıkımlara karşı kurtarıcı Demirel lanse edildi en büyük koz emeklilik yasasıydı ve başarılı olundu PKK ve Fetullah’çı yapılar gölgede bırakılarak.

17 Nisan 1993 tarihinde Özal’ın vefatıyla başlayan süreçte Demirel Cumhurbaşkanı oldu ve ilk kez bir bayanda Tansu Çiller’de Başbakan oldu. 2002 yılına kadar Türkiye koalisyonlarla idare edildi fakat istikrarsızlık ortadan kaldırılmadı.

Koalisyonların başarısızlığı çıkarılan suni tartışmalar sizce tesadüf olabilir mi?

Hatırlayalım özellikle üç konu gündemden hiç düşmedi ilki başörtüsü diğerleri ise PKK ve ekonomi yani enflasyon.

2000-2001 yıllarında hükümet içinde krizler 2002 yılında yapılacak seçimlerin habercisi olmuştu, o günün gazetelerinde Ecevit’e karşı atılan manşetler ise yeni iktidarında tarifini yapıyordu ve yeni dönemin lideri mağdur edilmiş Tayyip Erdoğan’dı.

Erdoğan’ın parti kurma çalışmalarının görgü tanıkları kitaplaştırdılar ve ortaya çıktı ki Ak Parti küreselciler tarafından tasarlanmış ve 1990 yılların ilk yarısından itibaren temasta oldukları ortaya çıktı.

17 yıllık Erdoğan iktidarında ne oldu da küreselciler yeni bir plan hazırladılar.

Erdoğan geçmişte Adnan Menderes ve Özal dönemindeki gibi ABD’den yüzünü Rusya yönünü dönmesiyle süreç kendisi içinde hemen başlatıldı.

Erdoğan’a karşı kapsamlı hazırlanan projede ilk yerel seçimlerde özellikle İstanbul’da Ak Partinin kaybetmesi tasarlanmış olacak ki seçilen Ekrem İmamoğlu başta kendi partisi olmak üzere tüm dengelerin değişmesine neden oldu.

CHP İstanbul ve Ankara büyükşehir belediyelerini kendi fikriyatından gelmeyenlerle kazandı ve belediyelerde hâkimiyet kurma peşinde fakat atı alan Üsküdar’ı geçti.

Genel siyasette ise ABD modelinin yerine İngiliz modası başladı ve Ali Babacan yıldızı parlatılan lider konumunda, 2020 yılında yeni algı operasyonları yapılacak hem de yandaş medyada bu gün Erdoğan’ın yalakası olanlar Ali Babacan’ı kurtarıcı olarak manşetlere taşıyacaklardır.

Unutmayalım ki yeni İngiliz modası da geçmişte hazırlanan projelerden birisidir, İngiliz Kraliçesi II. Elizabet tarafından Abdullah Gül’e takdim edilen “Knight Grand Cross of the Order of the Bath” arınmışlar Rütbesinin Büyük Haç Şövalyesi nişanı boşuna verilmedi. Şimdi Gül himayesinde prens Babacan sahneye çıkartılıyor yakında baron olacak ve hizmete başlayacak.

Dedik ya bu ülkede hiçbir gelişme tesadüf değildir biz kabaca yazdık siz derinlemesine düşünün.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner35